Yumurta metabolizmayı hızlandırıyor
Uzman Diyetisyen Serkan Tutar, 'Diyet yapsam da bir türlü kilo veremiyorum' diyenler için yumurtanın metabolizmayı hızlandırdığını söyledi.
İZMİR - Protein kaynağı olarak bilinen yumurtanın doku ve organ gelişimi için önemli olduğunu vurgulayan Uzman Diyetisyen Serkan Tutar, "Kahvaltıda omlet, menemen veya haşlanmış yumurta ile yapacağınız kahvaltı tokluk sürenizin daha uzun olmasını, kan şekerinin daha dengeli olmasını sağlar ve sizi Güne hazır hale getirir. Ayrıca, hızlanmış bir metabolizma istiyorsanız yumurta vazgeçilmeziniz olmalıdır" dedi.
"ETSİZ KİLO VERMEK HAYAL"
Yumurtanın yanı sıra metabolizmayı hızlandıran diğer besin gruplarını da sıralayan Tutar, şöyle konuştu: "Et ve türevlerini her Gün bir öğün mutlaka tüketmeliyiz. Sadece sebze tüketerek kilo vermeyi hayal ediyorsanız bu hep hayaliniz olarak kalacaktır. Tabii ki önemli olan diğer önemli bir nokta ise, sürekli olarak et tüketmemektir. Süt ve ürünlerinde gün içerisinde iki Su bardağı süt veya iki kase yoğurta denk gelecek kadar kalsiyum almanız metabolizmanızın daha hızlı çalışmasına katkı sağlayacaktır. Özellikle bir öğünde kesinlikle bir protein kaynağı bulundurmalısınız. Yani sebze yediğiniz öğünlerde yanına yoğurt eklemeniz hem kan şekeri dengesi açısından hem kalsiyum alımı açısından hem de metabolizmanın hızlanması açısından önemlidir."
YEŞİL ÇAY KAHVE VE BAHARAT
Yapılan bilimsel çalışmalarda düzenli yeşil çay tüketen bireylerin kilo verme hızlarının daha hızlı olduğunun saptandığını kaydeden Tutar, sözlerine şöyle devam etti: "Gün içerisinde 2-3 bardak yeşil çay içilmesi hem vücuttaki ödemin atılması için hem de dolaşım sisteminin daha hızlı çalışması açısından önemlidir. En önemli metabolizma hızlandırıcılardan biri de kahvedir. Özellikle egzersiz yapan bireylerin spordan 30-45 Dakika öncesinde koyu bir kahve içmesi egzersiz anında daha fazla yağ yakılacağı anlamına gelmektedir. Yemekle birlikte tüketilen karabiber, pul biber, kekik gibi baharatları sıkça kullanan kişilerin metabolizmalarının daha hızlı çalıştığı bilinmektedir. Buradaki en önemli konulardan birisi ise baharat kullanıyorum diye daha fazla besin tüketiminden kaçınılmalıdır
15 Şubat 2014 Cumartesi
İLK YAŞLANMA BELİRTİSİ
Göz kapağı estetiği göze zarar vermiyor.
Günümüzde göz kapağı ameliyatı en çok 35-40’lı yaşlardaki kadın ve erkekler tarafından tercih ediliyor. Üst göz kapağındaki sarkmalar, gözaltında torbalanmalar ve kırışıklıklar; kişiye yorgun ve üzgün bir hava veriyor.
Yüz gençleştirme operasyonları ile birlikte sıklıkla uygulanan göz kapağı estetiği, hastanın isteğine bağlı olarak tek bir işlem olarak da gerçekleştirilebiliyor. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Y. İlker Manavbaşı, “Göz kapağı düşüklüğü sorununda modern lazer blefaroplasti yöntemi sıklıkla tercih edilir. Bu işlemle gözlerde çarpıcı bir gençleştirme yaratarak, tazelenmiş bir görüntüye kavuşmak mümkün olabiliyor” diyor.
YAŞLANMA BELİRTİSİ İLK ÖNCE GÖZ KAPAKLARINA VURUYOR
Vücutta yaşlanmayla birlikte ilk değişime uğrayan bölge, üst ve alt göz kapaklarıdır. Aşırı alkol ve sigara tüketimi, düzensiz uyku ve yer çekimi gibi fiziksel faktörler de gözkapağında değişikliklere yol açmaktadır. Göz kapağı estetiği uygulanacak hastanın kaslarının pozisyonu çok iyi değerlendirilmelidir. Her iki göz kapağı için yapılan işlemler birbirinden farklıdır. Üst göz kapağından deri ve kas fazlası çıkarılırken, alt kapak için ise fıtıklaşmış göz içi yağ torbaları eski yerlerine alınarak üzerini örten dokular sağlamlaştırılır ve alt göz kapağı kasları ve derisi sıkılaştırılır.
GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ VAZGEÇİLMEZLERİ: ALIN GERME, KAŞ KALDIRMA
Göz kapakları üstte kaşlar, altta ise elmacık kemiği üzerindeki yağ yastığı ile sıkı ilişki içinde olduğundan ameliyat sırasında bu yapılardaki anatomik bozuklukların da giderilmesi gerekir. Aynı şekilde elmacık kemiği yağ yastığının yukarıya asılarak tespit edilmesi, alt göz kapağı ile yanak arasında oluşan boşluğu doldurarak daha genç bir yüz görünümü sağlayacaktır.
Göz kapağı yaşlanma belirtilerinin yanında, kaş düşüklüğü de var ise muhakkak kaş kaldırma ameliyatı da düşünülmelidir. Son yıllarda, alın gerilmesi veya kaşların kaldırılması üst göz kapağı estetiğinin bir parçası haline gelmiştir. Kaş düşüklüğü giderilmeden yapılan göz kapağı estetiği ameliyatlarından sonra, kaş daha fazla düşerek, iyi ve doğru bir estetik sonuç alınmasını engelleyebilir.
GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ GÖZE ZARAR VERMEZ
GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ GÖZE ZARAR VERMEZ
Göz kapağı ameliyatları hastanın görme yetisinde sorun yaratmadığı gibi, göze zarar vermenin aksine birçok hastada görülen ileri yaşa bağlı göz kapağı kaynaklı görme zorluğunun önlenmesi açısından da çok faydalıdır.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)